Kolajenin Cilde Faydaları Nelerdir?
Cildinizde ince çizgiler, kuruluk, koyu lekeler, sivilce izleri veya kırışıklıklar yaşıyorsanız ve bir yerlerden Kolajenin tüm bu sorunların kökü olduğunu duyduysanız, haklısınız; Yaşlanma ve Kolajen el ele gider.
Bu blog yazısında, kolajen proteininin ne olduğunu, cilde faydalarını, yaşla birlikte neden sorun yaratmaya başladığını, eksikliğini nasıl giderebileceğinizi ve çok daha fazlasını öğreneceksiniz. Gençliğinizi biraz daha uzun süre korumak istiyorsanız okumaya devam edin.
➔ Kontrol Listesi
1. Kolajen nedir ve insan vücudundaki rolü nedir?
2. Kolajen güzel bir cilde sahip olmaya nasıl yardımcı olur?
3.İnsanlar yaşlandıkça kolajene ne olur?
4. Kolajen eksikliğinin belirtileri nelerdir?
5.Sağlıklı bir cilt için kolajen seviyeleri nasıl artırılır?

1) Kolajen Nedir?
"Kolajen bir proteindir (tıpkı kaslar gibi) ve tüm hayvanlarda bulunur. İnsanlarda ise kolajen, tüm proteinlerin %30'unu oluşturan en bol miktarda bulunanıdır."

Kolajen proteini insan vücudunun her yerinde bulunur, örneğin;
•Deri
• Kemikler
•Organlar
•Kaslar
•Tendonlar
•Bağlar
•Kan damarları
•Bağırsak zarları vb.
Kolajen takviyesi insan vücudunun tüm bu bölgelerinde pek çok hayati rol oynar, ancak kısaca bunları koruduğunu, yenilediğini ve güçlendirdiğini söyleyebiliriz.
2) Kolajen güzel bir cilde sahip olmaya nasıl yardımcı olur?
Kolajenin cilde faydaları saymakla bitmez; insan cildinin sağlıklı ve genç kalmasında çok önemli bir rol oynar ve faydalarından bazıları aşağıda açıklanmıştır;
i) Yaraları iyileştirmek
ii) Kırışıklıkları azaltır
iii) Cilt hücrelerini nemlendirir
iv) Cilt tonunu taze tutun
v) Koyu lekeleri ve yara izlerini azaltır
vi) İyi kan akışını korur
vii) Cildinizi genç tutun ve yaşlanmayı yavaşlatın

i) Yaraları iyileştirmek
“Yapılan araştırmalar, kolajenin cilt yaralarına uygulanmasının yaraların daha hızlı iyileşmesine yardımcı olduğunu ve yara izi riskini azalttığını kanıtlamıştır.”
Aslında yüzeysel görünebilir çünkü hasta kollajeni damardan veya ağızdan almıyor, ancak bu doğru çünkü doğal olarak kollajen, kanınızdaki fibroblastları yara bölgelerine çekiyor ve bunlar iyileşmenin ana etkenleri.
Vücudun bağışıklık tepkisi verme veya bakteriyel enfeksiyon geliştirme riski olmadan, Kolajeni yaraların üzerine de bırakabilirsiniz.
ii) Kırışıklıkları azaltır
“Kolajen, cildin elastikiyetini korumak için bağ dokusunu destekler, bu da kırışıklıkların ve ince çizgilerin oluşumunu engeller.”
Nasıl ki esnemeyen bir kumaş çok fazla kırışıklığa sahip oluyorsa, elastikiyeti az olan bir ciltte de çok fazla kırışıklık olur ve bu durum yaş ilerledikçe çeşitli sebeplerle ortaya çıkar ancak asıl etken vücuttaki Kolajen eksikliğidir.
69 yaşındaki bir kadın üzerinde bir deney yapıldı; vücuduna birkaç gram kolajen takviyesi verildi ve birkaç gün sonra cildinin, kolajen almayan aynı yaştaki diğer kadınlara göre çok daha genç göründüğü görüldü.
iii) Cilt hücrelerini nemlendirir
“Kolajen cilt hücrelerini nemlendirir, bu da cilde yumuşak, parlak ve pürüzsüz bir görünüm kazandırır.”
Gördüğünüz gibi, yaşlıların cildi kurudur ve bu da görünümlerini çirkinleştirir. Cilt nemini kaybetmenin başlıca nedenlerinden biri de yaşla birlikte kolajen eksikliğidir. Çevresel faktörler de genç yaşta bile cilt kuruluğuna yol açabilir. Bu nedenle, günlük beslenmenizde yeterli miktarda kolajen peptidi aldığınızdan ve evden çıktığınızda vücudunuzu daima örtün ve güneş koruyucu krem kullandığınızdan emin olun.
iv) Cilt tonunu taze tutun
“Kolajenin içinde bulunan amino asit cildin pürüzsüz ve taze olmasına yardımcı olur.”
Kolajen üzerine yapılan çalışmalar oldukça yeni olduğundan ve insan vücudundaki birçok faktör nedeniyle %100 garanti veremediğinden, kanıtlanmış bir çalışma bulunmamaktadır. Ancak, kolajen takviyesi alan kişilerin daha az kırışıklık, koyu leke ve hasarlı hücreye sahip olduğu ve bu nedenle cilt tonlarının çok daha canlı göründüğü görülmektedir.
v) Koyu lekeleri ve yara izlerini azaltır
“Kolajen aynı zamanda koyu lekeleri ve yara izlerini azaltan yeni hücrelerin oluşmasına da yardımcı olur.”
Kolajenin yeni hücre oluşumunu desteklediği ve akne ve diğer cilt hastalıklarından kaynaklanan yara izlerinin oluşumunu en başından engellediği kanıtlanmıştır. Ayrıca, yara izleri ve koyu lekeler doğal olmayan cilt hasarlarıdır, bu nedenle Kolajen sağlıklı hücre büyümesini destekler ve bunların azalmasına yardımcı olur.
vi) İyi kan akışını korur
“Kolajen aynı zamanda kan damarlarında da bulunur ve damarların yapısını ve elastikiyetini koruyarak iyi bir kan akışının sağlanmasına yardımcı olur.”
Bildiğiniz gibi, kan damarları oksijen, mineraller, vitaminler ve cilt hücrelerinin düzgün çalışması için gerekli her türlü bileşeni içeren kanı taşır. Ancak yaşla birlikte kan damarları zayıflar ve kan akışı bozulur, bu da cilt sorunlarına yol açar. Bu nedenle, kan damarlarının zayıflamasını önlemek için optimum kolajen seviyesini korumak çok önemlidir.
vii) Cildinizi genç tutun ve yaşlanmayı yavaşlatın
“Vücudumuza düzenli olarak Kolajen takviyesi yapmak, yaşlanma belirtilerini önlemeye ve daha uzun süre genç görünmemize yardımcı olur.”
Yaş ilerledikçe insan vücudundaki Kolajen doğal olarak azalır, bu nedenle ince çizgiler oluşmaya başlar ve bu çizgiler zamanla aşağıdaki sebeplerden dolayı kırışır;
• Bağ dokularının azalması (elastikiyet sağlar)
•Zayıflamış kan damarları nedeniyle bozulmuş kan akışı
•Yeni hücre oluşumu daha azdır.
Ancak günlük beslenmenizde yeterli miktarda Kolajen alırsanız, bu belirtiler ortaya çıkmaz ve cildinizin yaşlanma sürecini uzun yıllar yavaşlatabilirsiniz.
3) Yaşlandıkça Kolajene ne olur?
Kolajen proteini vücudumuzda doğal olarak bulunur. Vücudumuz yaşam boyunca üretir, ancak yaşlandıkça üretimi azalır. Örneğin, yeni doğan bebeklerde kolajen üretimi en üst seviyededir ve bu da ciltlerini yumuşak ve pürüzsüz yapar. Yetişkinlerde ise üretimin azalması nedeniyle cilt kurumaya, esnekliğini kaybetmeye ve sonunda kırışıklıklar oluşmaya başlar.
25 yaşına kadar kolajen konusunda endişelenmenize gerek yok çünkü bu dönemde vücut sağlıklı bir cilt için yeterli kolajen üretecektir. Ancak 25 yaşına geldiğimizde, vücudumuz ihtiyaç duyduğundan daha az kolajen üreterek yaşlanır ve ilerleyen yaşlarda cilt sarkık hale gelir. Bu nedenle, yaşlanmayı azaltacağı için beslenmenize ek kolajen ürünleri eklemek en iyisidir.
4) Kolajen eksikliğinin belirtileri nelerdir?
Ne olursa olsun, yaşlanmayı kimse durduramaz. Ama yavaşlatabilirsiniz. Muhtemelen 30'lu yaşlarında 50'li yaşlarda gibi görünen insanlar görmüşsünüzdür; bunun nedeni, kötü beslenme, sigara içme, güneşte çok fazla kalma, tedavi edilmeyen hastalıklar vb. gibi yıkıcı yaşam tarzları nedeniyle kolajen sentezlerinin ciddi şekilde etkilenmesidir.
Peki, vücudunuz kolajen kaybetmeye başladığında aşağıdaki belirtileri göreceksiniz;
•Kuru cilt
•İnce çizgiler (kırışıklık oluşumundan önce ortaya çıkar)
•Kırışıklıklar
•İnce ve hassas cilt
•Cilt sarkık hale gelir
•Saç ve tırnaklar kırılgan hale gelir
•Eklem ağrıları (kollajen kemik mineral yoğunluğunun artmasına yardımcı olur)
Cildiniz doğal olarak 25 yaşından sonra kurumaya başlar, ancak bu çok fazla değildir. Ancak 30'lu yaşlarınızda cildinizin zayıflamasıyla birlikte ince çizgiler oluşmaya başlar. Ve sonunda, 40'lı yaşlarınızın sonlarında veya 50'li yaşlarınızın başlarında kırışıklıklar oluşur. Ancak kolajen diyeti uygular ve cildinize iyi bakarsanız, bu belirtileri en az 2-3 on yıl ileriye taşıyabilir ve genç kalabilirsiniz.
Ciddi hastalıklarda kolajen eksikliği her an, hatta çocuklarda bile ortaya çıkabilir ve ciltte döküntüler, kas ağrıları, eklem ağrıları, ağız ülseri, saç dökülmesi gibi ciddi belirtiler görülebilir. Bu durumda en kısa sürede bir doktora başvurun ve sorunu tedavi ettirin.
5) Sağlıklı bir cilt için Kolajen seviyesi nasıl arttırılır?
Tüm proteinler, tıpkı bir odanın tuğlalardan oluşması gibi amino asitlerden oluşur. Aynı şekilde, bir protein olan kolajen de;
•Prolin
•Glisin
•Hidroksiprolin
Yetişkin olduğumuzda, vücudumuzun metabolizması yavaşlar ve kolajen eksikliği başlar, bu da cildimize, kemiklerimize ve kaslarımıza zarar verir. Bu nedenle, yaşlanmayı yavaşlatmak için vücudumuza mümkün olduğunca fazla kolajen almamız gerekir ve bunu 3 şekilde yapabilirsiniz:
i) Doğal Beslenme Yoluyla
ii) Kolajen Kapsülleri Yoluyla
iii) Kolajen Zengini Kremler ile
i) Doğal Beslenme Yoluyla
Vücudunuza kolajen almanın en iyi ve en güvenli yolu, sığır eti, tavuk, sardalya, çilek, brokoli, aloe vera suyu, yumurta, baklagiller, turunçgiller, fasulye vb. gibi kolajen açısından zengin yiyecekleri yiyip içmektir.

ii) Kolajen Kapsülleri Yoluyla
Ne yazık ki, vücudumuzda kolajen doğrudan mide tarafından emilmez; yiyeceklerdeki kolajen önce enzimler ve asitler tarafından amino asitlere parçalanır, ardından emilerek kolajen yapımında kullanılır. Bu nedenle, sindirimi zayıf olan kişiler (örneğin 30'lu yaşlardan itibaren), kolajen üretmek için yeterli amino asit alamazlar.
Neyse ki günümüzde ilaç şirketleri tarafından, kolajen yapımında ihtiyaç duyulan üç temel amino asit (prolin, glisin ve hidroksiprolin), vitaminler ve diğer tüm temel bileşenleri içeren hidrolize kolajen kapsülleri üretilmektedir.
Oral kolajen takviyelerinin gıdalara kıyasla en iyi yanı, amino asitlerin ham formda olması nedeniyle sindiriminin kolay olmasıdır; gıdalar söz konusu olduğunda ise vücudunuzun amino asitleri parçalayarak üretmesi gerekir.

ii) Kolajen Kapsülleri Yoluyla
C ve E vitamini, doğal kolajen vb. açısından zengin kremler ve diğer cilt bakım ürünlerini uygulayarak da cildinizi iyileştirmeniz mümkündür. Bu uygulanabilir ürünler diyetle karşılaştırıldığında anında sonuç verir.
Ancak bu cilt bakım ürünlerinin kolajen eksikliğinizi giderebileceği yanılgısına düşmemelisiniz. Bu cilt bakım ürünleri, günlük almanız gereken diyete ve kapsüllere sadece bir ektir.












